MisKokulum Anne ve Çocuk Sağlığı Forumu

MisKokulum Anne ve Çocuk Sağlığı Forumu (http://miskokulum.com/forum/)
-   Bebek Psikolojisi (http://miskokulum.com/forum/bebek-psikolojisi/)
-   -   Anadolu Pedagojisi Adem Güneş Soru Ve Cevap (http://miskokulum.com/forum/bebek-psikolojisi/19417-anadolu-pedagojisi-adem-gunes-soru-cevap.html)

EVREN 05.07.11 13:22

Anadolu Pedagojisi Adem Güneş Soru Ve Cevap
 
Oğlumun yaşı geldiği halde konuşmuyor

Ben 31 yaşında bir anneyim. Ortanca oğlum 7 aylıkken dünyaya geldi ve doğum sırasında başında bir zedelenme oldu. Şuan 4 yaşında olmasına rağmen hala konuşamıyor. Bazen ya birkaç kelimelik yarım cümleler kuruyor ya da el kol işaretleri ile bir şeyler anlatmayı tercih ediyor. Birkaç kez doktorlarla görüştük, zihinsel ve fiziksel bir sorununun olmadığını, sorunun belki psikolojik olabileceğini söylediler. Dört yaşındaki bir çocuğun psikolojisinde ne olabilir ki konuşmakta zorluk yaşasın; kaldı ki çok huzurlu ve mutlu bir de aile hayatımız var. Ülkü B./ Almanya

Einstein de 9 yaşına gelmişti ama konuşamıyordu…


Değerli kardeşim,

Size bir şey söyleyeyim ama şaşırmayın. Hani dünyanın en zeki adamı olarak kabul edilen Albert Einstein var ya, 9 yaşına kadar konuşma ve anlama problemi çekmişti biliyor musunuz? Hatta çocukluk yıllarında Einstein’ın normal bir okulu takip edemeyeceği düşünüldüğü için, babası onu normal okuldan ayırmış, “Hiç olmazsa bir işi olsun” diyerek meslek okuluna yazdırmıştı. Kaderin iç sızlatan cilvesine bakın ki, “zeka özürlü” muamelesi gören bu çocuk, dünyanın en zeki çocuğuydu da kimsecikler farkında bile değildi. Eğer siz, çocuğunuzu uzman hekimlere götürmüş ve göstermişseniz ve onlar da fizyolojik ve zihinsel bir rahatsızlığının olmadığı yönünde bir teşhis koymuşlarsa, size tavsiyem: çok da endişe duymayın. Zira, erken doğan çocuklarda kimi zaman rastlanılan sıkıntılardan biri de, konuşmada gecikmedir. Eğer aile ortamınızda huzur ve sükunet de hakim ise, kendinizi üzmenize gerek yok, bu sorun, bir terapist yardımı ile rahatlıkla atlatılabilir. Ha, bu arada “peki Einstein neden dokuz yaşına kadar konuşma problemi yaşamıştı?” diye merak ettiyseniz, hemen söyleyeyim: O da doğum sırasında kafatasında oluşan bir zedelenmeden dolayı, belli bir yaşa kadar konuşma problemi yaşamıştı…

ALINTIDIR
UZMAN PEDEGOG ADEM GÜNEŞ


KAYNAK http://www.ademgunes.com

EVREN 05.07.11 13:27

Kızımı, babasından koparmak için, ‘baban öldü’ diyebilir miyim?
 
[color="DarkOrchid"][b]Adem Bey, ben 31 yaşında, eşinden 2 yıl önce ayrılmış, 5 yaşında bir kız çocuğu olan bayanım. Eşimle çok kötü bir evlilik hayatı geçirdim. O, evlenmeden önce de dâhil olmak üzere, devamlı alkol alıyordu. Evlendikten sonra bırakırım dedi ama sözünde durmadı. Tam 7 yıl onun her haline katlandım. Eve erzak girmediği günler olurdu, ama mutfakta kasa ile içkisi eksik olmazdı. İçkili olduğu zaman, bana yapmadığı eziyet kalmazdı. İçkili hali gidince de sanki bir çocuk gibi ağlardı. Özür diler ve affetmemi isterdi. Artık sinirlerim bozulmaya başlamıştı. Bir gün öyle, bir gün böyle, sanki iki ayrı insanla evli gibiydim. Öbür yandan da kızım, babasının içkili halinden korkmaya başlamıştı. Bana, eziyet ettiği bir gün, kızım, “Babam sarhoş, değil mi anne” dediğinde artık kararımı verdim ve ertesi gün evi terk ettim. Ve boşandık. Benim sorum şu; kızım 5 yaşına girdi ve babasını özlediğini söylüyor. Bazen ağlıyor ve babama gitmek istiyorum diyor. Ben kabul etmiyorum. Komşular, bana, “Kızına, baban öldü” diye öğret rahatla diyorlar. Öyle mi yapsam acaba? Vicdanım el vermiyor, göndersem mi kızımı babasına arada bir? Babası kötü örnek olur diye korkuyorum… Nermin C. – İzmir


Sevgili Nermin Kardeşim,
Kendine hiç sordun mu acaba, “Ben eşime hangi gözle bakıyorum” diye… Eşine, bir “eş” olarak bakarsan farklı görür… bir “anne” olarak bakarsan farklı görürsün, öyle değil mi? Düşün ki, sen, eşin annesisin… Acaba o zaman, hala eşine şu anki duygularınla mı bakardın, yoksa daha mı farklı duygular taşırdın. Düşüncelerimizi test etmeye devam edersek eğer, eğer eşin, senin oğlun olsaydı ve onun eşi, kızını ona göstermeseydi, ne düşünürdün eski gelinin hakkında? Biraz daha derinleştirelim düşüncemizi istersen… eski gelinin, oğlun hakkında, senin torununa, “Baban öldü” diye öğretiyor olduğunu duysaydın, kabullenebilir miydin? Hani komşuların sana “akıl” veriyormuş ya, “Baban öldü diye öğret kızına” diye… düşün ki, eşin, o komşunun oğlu olsaydı, sana yine aynı aklı verebilir miydi? Vermezdi değil mi? Bu işin vicdan boyutu… Kendi vicdanında ölç biç tart, kararını ver… Bir de işin, çocuk terbiyesi boyutu var… Eğer bana, “Kızım

UZMAN PEDAGOG ADEM GÜNEŞ
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
alıntıdır

EVREN 05.07.11 13:32

Herşey Için Artık çok Mu Geç?[/
 


9 aylık bir oğlum var . Oğlumuz ilk zamanlarda kucağa alışık bir bebekti . O yüzden uyanık olduğu tüm vakitlerde kucağımda durmak istiyordu . Eşim de o sıralar bana çok destek olmamıştı ve bu yüzden de kat kat yorgun hissediyordum kendimi . Sebebi de 1-Doğum sonrası yaşadığım ,bebeği kabullenememe( bebeğimi çok çok istememe rağmen ) ruh halinden dolayı eşimin beni suçlaması 2-geleneklerimizde olan 40 gün anneannenin ve doğal olarak dedenin bizim yanımızda kalmasıydı . Bu durum eşim için problem olmuştu . Onlar gittikten sonra da bizim huzursuzluğumuz bir süre devam etti . Ben mutlu olmadığım için de bebeğimle huzurlu vakit geçirmek için kendimi adeta zorluyordum . Kimi zaman oğlum ağladığında ağlamaması için uyarıyordum çok anlamsız olsa da .Sonra da vicdan azabı çekiyordum şimdi olduğu gibi . Size sorum ; benim bu davranışlarım oğlumuzda kötü etki bıraktı mı? Teşekkür ediyorum
Değerli Betul hanım, yaşadıgınız ve oğlunuza yaşattığınız olumsuz olaylar onun kiişiliğinin şekillenmesinde mutlaka tesiri olmuştur. Ama bu tesiri yok etmek icin önünüzde 3 yil 3 ay vaktiniz var… Çünkü çocuklarda güven duygusunun gelişimi 4 yaşına kadar oluşuyor. Bu güne kadar oğlunuzun yaşadığı olumsuzluklar telafi etemek için kalan bu zamanı iyi degerlendirirseniz, insallah, bahsettiğiniz gibi bir iz kalmadan atlatırsınız.

Bu saatten sonra oğlunuzla olan irtibatinizi birbiri ile mücadele halindeki iki kişi olarak değil ama anne çocuk muhabbetine donüştürün… ÇocuĞunuzun keyfini çikartın artık, ki bu günleri kolay kolay bir daha bulamayacaksınız… Onu evinizin “aziz bir misafiri” olarak görün… Ama gerekirse -ki tavsiye ederim- bir uzman desteği alıp kendinizi tam bir “Sekine” haline dönuştürün ki, çocuğunuzun ağlamaları ve bebeksi istekleri sizin canınızı sıkmasın… Selamlar, Uz.Pedag.Adem Gunes

alıntıdır
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/

EVREN 05.07.11 13:45

Merak duygusu yok edilmesin ama…
 



Merhaba değerli hocam . Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar isimli kitabınızı okuyorum . Kitabınızdan anladığıma göre çocuklar merak duygularını gidermeleri için evde dikkatlerini çeken objelere ulaşsınlar . Oğlumuz şu an 10 aylık ve bazen de onun için tehlikeli olabilecek merakları oluyor . Çekmeceleri açıp kapama ,prizlere dokunma gibi.Böyle bir durumda ne yapalım ? Başka bir şeye yönlendirdiğimizde sinirleniyor ve tepki gösteriyor . Böyle bir durumda da öfkesini söndürmeden ne yapalım ? Hiç uyarmadan sessiz mi kalalım ?Bir sorum da; çalışan bir anneyim . Oğlumla vakit geçirip oynuyoruz ama uyanık olduğu vakitlerin bir kısmında ev işleri de yapmam gerekiyor . Böyle zamanlarda da aynı ortamda olup onunla konuşup küçük oyunlar yapmaya gayret ediyorum . Bu işin doğrusu nedir ? Anneliğin hakkını veremediğimi düşünüp her günümü azap içinde geçiriyorum . Yol göstericiliğiniz benim için çok kıymetli , teşekkürler…



Evet… özellikle erken çocukluk döneminde (0-4 yaş) çocuklar çok meraklıdır. Bu dönemde çocuklar engellenmemeli, çocuğun merak duygusunu geliştirici materyaller her an çocuğun etrafında bulunmalı. Ancak, burada sizin de söylediğiniz gibi, eğer çocuk bu merak duygusu ile kendine zarar verecek bir noktaya doğru gidiyorsa (ki sizin örneğinizde olduğu gibi, eğer çocuk elektrik prizlerine elini uzatıyor, kesici ve yanıcı materyallere ilgi gösteriyorsa) buradaki tavrınız çocuğu durdurmak olmalıdır. Bu durdurmalar sırasında çocuk ne kadar itiraz etse de, ne kadar hırçınlık yapsa da asla taviz vermemeli ve çok dirençli olarak çocuğun karşısında durmalıyız. Çocuk sizi yenebilmek için türlü türlü yollar denese de hiçbir şekilde tutarlılığınızdan vaz geçmemelisiniz.

Ancak burada önemli olan şu: Çocuğunuzu durdurmak, bağırarak, kızarak, elinden kolundan tutup kenara çekerek yada “aaaa bak burada kuş varmış” diyerek dikkatini dağıtma şeklinde olmamalı… Çocuğunuza kararlı bir vücut dili ve ses tonu ile ve bulunduğunuz yerden, çocuğunuza yaklaşmadan “yapma” diyerek olmalıdır. Çocuk, siz ne kadar yapma deseniz de sizi aşmak için bir iktidar mücadelesi yapacaktır. Ama siz kararlı ses tonunuzu bozmadan yeniden seslenmelisiniz “yapma…” çocuğunuz sizin bu engellemeniz karşısında belki kızacak, kendini yere atacak veya sizi yenmek için farklı çıkış yolları arasada siz kararlılığınızdan vaz geçmemelisiniz… onun ağlamalarına karşılık vermemelisiniz… Bu tutum çocuğa sınırlarını oluşturmak için şarttır. Aksi takdirde eğer çocuğunuza yenik düşerseniz ve onun itirazlarına boyun eğerseniz hem çocuğunuz kuralsız bir yaşama adım atacak hem de sizi yenmek için daha çok hırçınlıklar sergileyecektir.

Selamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/

hayallerim 05.07.11 18:16

teşekkürler evrencim paylaşımın için.

EVREN 06.07.11 07:45

Oğlum isteği olmayınca kendini yerden yere atıyor…
 
Hocam allah razi olsun bize yardimci oldugunuz icin annelik sanati isimli kitabinizi aldim ve okuyorum hocam benim sorum 2.5 yasinda bir oglum var ve cok sinirli ben ne istersem tersini yapiyo aklina birsey düssün kesinlikle olmasini istiyo bir yere gidelim eve gitmek istiyo ayni yamanda disari cikmak istiyo yemek ve uyku sorunu dahil eger istedigi olmassa kendini yerden yere atiyo ve sakinlesmiyo ne yaparsam yapayim hatta elini agzina atip kusuyo her seye agliyo ben sinirli bir yapiya sahibim ama ona kizmamak icin elimden geleni yapiyorum ama artik cok yoruyo ben almanyadayim cocuk pisikologuna götürmeyi düsündüm ama hepsi yabanci benim dilim yeterli degil anlamak icin esim calisiyo burda öyle bir kanun varki cocuguna bagirdigini veya kizdigini görüp sikayet etsinler cocugunu elinden alabiliyolar .artik oglum disarda bile kizdigi zaman kendini yerlere atiyo artik nasil davranacagimi sasirdim ve yardiminiza ihtiyacim var onu görenler allah sana sabir versin diyo yasitlariyla bile gecinmiyor hic bir seyini paylasmayi sevmiyor bende pisikolojik tedavi gördüm oglum dogmadan önce elhamdülillah iyiyim ama oglumun davranislari beni cok üzüyor. Selamlar, Fatma Kaplan


Eğer çocuğunuz isteklerini elde etmek için ağlamayı ve kendini yere atmayı bir yetenek haline getirmiş ise ve sizi öyle yenmeyi öğrenmiş ise bu günden sonra tavrınızı değiştirin. Çocuğunuzun estirdiği bu şiddete “kayıtsız bir sabır” ile karşılık verin… Ağlamaları ile ilgilenmeyin… kendini yere atıyorsa, siz de ona “oğlum istersen kenarda ağla, ağlaman bitince yanıma gel seninle konuşayım” deyin. Çocuğunuz şaşırsın ve ağlamalarının, kendini yere atmalarının bir işe yaramadığını görsün… eğer oğlunuzun estirdiği bu güç gösterilerinde zaaf gösterirseniz, onun ileride kuralsız yaşamasına neden olmuş olursunuz…

Selamamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır
kaynak:KAYNAK:http://www.ademgunes.com/

EVREN 06.07.11 07:50

Adım Adım Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı
 

Merhaba Adem Bey, sizi kızım doğduğundan beri aralıklarla dinliyorum.Bazı programlarınızı bilgisayarıma kaydettim. Sabrımın sınırları taşınca (biliyorum bunun için erken ama) kaydettiğim programlarınızdan birini dinliyorum ve kalbim hemen yumuşuyor. Size sorum tuvalet eğitimi ile ilgili:
20 aylık bir kız annesiyim. Kızım bir süredir büyük tuveleti geldiğini belli ediyor. Ben de tuvalet eğitimine başlamak istiyorum. Kademe kademe nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Hangi kaynaklara başvurmam gerekiyor?
İyi çalışmalar


Değerli Ebru hanım,

Tuvalet eğitiminde anne babaların bilmesi lazım gelen en önemli husus şudur; Çocuk için alt ıslatmak bir haz ve keyif halidir. Çocuk, tam da sıkışmış, zorda kalmış ve idrar yolu tam da dolu olduğu bir sırada rahatlamak için bırakır kendini. Ve bu sırada da haz alır ve rahatlar. Birçok çocuk vardır ki, bu rahatlama anında anne babasının karşısına geçer ve onların yanında altını ıslatır. Madem ki, alt ıslatmak bir haz ve keyif verici bir durumdur, o halde anneler bilmelidir ki, tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalışılan bir çocuktan aslında istenilen şey, bu hazzın elinden alınmasıdır. Bu nedenle, çocuklar altını ıslatırken aldıkları haz karşısında anne babalarının neden kızdığını, neden hemen telaşa kapıldığını anlamakta zorluk çekerler.

İşte bu nedenle, çocuklarda tuvalet alışkanlığı başlayabilmesinin temel şartlarından biri, çocuğun bu haz duygusunu terk edebilecek bir yaşta olması gerekir. Bu yaş ise, çocuktan çocuğa fark etmekle birlikte yaklaşık 18 – 24 ay arasında değişmektedir.

Bununla birlikte, çocuğun tuvalet alışkanlığına başlayabilmesi için, idrar yollarındaki kaslarının yeterli olgunluğa ulaşmış olması gerekir ki çocuk bu kasları kontrol edebiliyor olsun. Bunun için de yaş aralığı yin 18 – 24 ay diyebiliriz.

Bu iki temel şart yerine gelmiş ise de bazı çocuklar tuvalet alışkanlığını hala kazanamıyorsa, bu durumun genelde üç temel sebebi vardır;

1- Çocuğun anne babasından gelen genetik bir alt ıslatma problemi varsa, muhtemel böylesi bir çocuk da altını ıslatacaktır. (Bazen bir ailede 3 çocuktan ikisi bu genetik durumdan etkilenmez ve tuvalet alışkanlığını erken yaşta kazanabilir ama bir çocuk anne babasından birinin alt ıslatma problemini taşıyabilir)

2- Çocuğun uykusu çok derindir ve altını ıslattığını fark etmiyordur.

3- Çocuk aile içinde rahat değil ve psikolojik bir baskı altında hissediyordur kendisini.

Eğer yukarıdaki saydığımız tüm şartlar yerine gelmiş ise ve herhangibir sorun yok ise o takdirde izlenilecek yol şudur.

1- Çocuğun haz aldığı alt ıslatmasının aslında kendisini rahatsız eden bir durum olduğunu kendisi de anlaması gerekir. Bunun için ilk adım olarak gündüzleri çocuğa bağlanılan bez ıslaklığı çocuğa hissettirecek derecede kalitesiz bir bez olmalıdır. Çocuklar gündüzleri pahalı ve kaliteli bezlerin emiciliği ile ne altını ıslattığını hissediyor ne de ıslanmış olan altlarından rahatsız oluyorlar. Tuvalet alışkanlığı kazandırılacak çocuklar mutlaka bu dönemde ıslaklığı hissedebilecek bir bezle gündüzlerini geçirmelidir.

2- Tuvalet alışkanlığında önce büyük tuvalet, gündüz saatinde alıştırılmalıdır. Çocuklar büyük tuvaletlerini yaparken bunu genelde anne babalar hissder ve çocuğun yüz hatlarından büyük tuvalet yaptığı anlaşılır. Çocuk için büyük tuvalet aslında bir zorlamadır, bu zorlama eğer çocuğu daha rahat tuvaletini yapacağı bir yer gösterilir, öğretilirse çok kolay geçiş sağlanabilir. Bunun için büyük tuvalet alışkanlığında lazımlık kullanmak güzel bir yöntemdir. Çocuk ne zaman ki, büyük tuvaletini yapmaya çalışıyorsa, anne çocuğunu hazımlığa (lazımlık tuvalette olmalı) davet etmeli ve çocuk oturarak ve daha rahat olarak tuvaletini yapmayı öğrenmelidir.

3- Çocuğa tuvalet alışkanlığı gündüz kazandırdıktan sonra, aynı usul geceye alınmalıdır. (Hissettirici bir bez bağlama)

3- Çocuk büyük tuvaletine gündüz alıştığında aynı zamanda gece de altına kaçırmaz.

4- Bütün bunlar sabır içinde takip edilmeli, tebessüm ve hoşgörü annenin yüzünden eksik olmamalıdır. Anne eğer çocuğunun bu döneminde sinirli, kızgın veya çocuğunu küçük düşürücü tavırlar içinde olursa çocuk panik ve korku içine girer ve tuvalet alışkanlığını kazanamaz. Anne büyük bir olgunlukla çocuğunun bu döneminin de keyfini çıkartarak ona destek olmalıdır.

5- Tüm bu durumlara rağmen çocuk 3 – 4 yaşına gelmiş ve hala tuvalet alışkanlığı kazanamamışsa bir pedagog ile görüşülmesi gerekir.

Selamlar,

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır

EVREN 06.07.11 08:11

Kendime Hakim Olamıyorum…
 
hocam yukarda okuduğum “şiddet” ile ilgili yazınız tam beni anlatıyor lütfen bana yardım edin. Ne yapmam gerekli? Kitabınızı aldım okudum. Ama uygulayamıyorum. İçimdeki “öfkeyi” bastıramıyorum. Oğlum 8 yaşında ve ders konusunda da çok tartışıyoruz. Dersler onun umurunda değil. Her defasında yalan söylüyor, sözünü tutmuyor. Ben onu anlamıyorum, o da beni anlamıyor. Bir de dört yaşında kızımız var, o da çok dışa dönük bir çocuk. Bazen içine kapanmasını bile istedim. Ne yapacağım lütfen yardım edin. Tutarlı olmaya çalışıyorum dersler gittikçe kötü oluyor. Devamlı dışarı çıkmak oynamak istiyor. Bilgisayardan ayrılmıyor. Sizi Moral Fm’den takip ediyorum. Selamlar, Özge.[/color]
Değerli Özge hanım, satırlarınızı okurken bile ne kadar heyecanlı olduğunuz belli oluyor. “Ne yapmam gerekli?” diye soruyorsunuz. Bence hiç bir şey yapmayın, şuan yaptıklarınız çok bile. Eğer hiçbirşey yapmamayı kendinize ilke edinirseniz şuankinden daha iyi olacağından emin olabilirsiniz. Belki de birşeyler yapmak için çırpındıkça çocuklarınızı yıpratıyorsunuz. Çocuğunuzun çocuk olduğunu unutmayın. Ben de çocuk olsaydım, oynamak ister, dışarı çıkmak isterdim. 4 yaşındaki cıvıl cıvıl kızınıza da gücünüz yetmediğini söylüyorsunuz ama yine ben sanki kızınıza değil de kendinize gücünüzün yetmediğini görüyorum. En yakın zamanda bir uzmanla görüşmenizi tavsiye ederim.
Selamlar
Uz. Pedag. Adem Güneş

alıntıdır
kaynak:KAYNAK:http://www.ademgunes.com/

EVREN 06.07.11 08:16

Çocuğum anadilini nasıl öğrenir…
 


Adem bey,
Ben ve esim hollanda dogma buyume, orf ve adetlerimizi, dini inancimizida Allah binlerce sukur almis biriyiz, yanliz uygulamada cok zayifiz diyebilirim, icimde cok buyuk burukluk var, hayalim DUZENLi namaz, tesettur oldugu halde dunyanin kosturmasina giriyorum ayri bir konu.
Bizim, turkcemiz ikimizinde zayif, Hollandacayi ikimizde daha akici ve daha duzgun kon ustugumuzdan cocuklarimizi bu nedenle ve ilerde okul yasamlarinda, hollanda dilinde zorlandiklarindan dusuk egitim, kendi zekalarinin onplanda tutmama endisesinden dolayi, cocuklarimizla ev hollandaca daha on planda tuttuk. Iki dilde yetistirmeye calisirken, kendi dilimizi turk kimliklerini unutmasinlar diye turkce arka plandada olsa verdik.
Simdi cocuklarimiz, 3 ve 4 yaslarinda, Hollandacayi cok duzgun konusuyorlar ama turkceyi passif kullaniyorlar, bizi mukemmel anliyorlar ama aktif konusmuyorlar (bir kac cumleden ibaret konussalar bile), onceden cok arkasinda duruyordum secimimizin ama simdi pismanim. Ne yapabiliriz turkceyi daha aktif kullanmaliri icin? (kendiminde hikaye anlatirken o kadar zorlaniyorumki duzgun cumle kurmada, kendimi ifade edebilmede buda rol oynuyor). Yarim yamalak turkce’nin yerine bir dili tam duzgun konusmalarimi daha iyi olur bilmiyorum.
Cocuk egitmek o kadar zorki (..bir egitmen olarak bunu soylemekte agir geliyor, o kadar boyutlari varki, en iyisini vermek istiyorsun ama zamanla tekrar gozden gecirmek gerektigini goruyorsun sonra tekrar endiseler basliyor, benim canim annemin, babaminda Allah bu dunyadada obur dunyadada Cenneti yasatsin, bes cocugu avrupada en ellerindeki imkanlarla zorluklarla iyi sekilde yetistirebildigi icin, biz hiristiyan okulada gittik, egitimli degillerdi, dil bilmiyorlardi, o kadar cocukla, genede dinimizi, kulturumuzu saglam temmellerle otuturttular, hepimizi okuttular, bizler icin nicin daha zor) , Allahim bize dogru yolu gostersin, dogru insanlarla karsilastirsinlar.
Adem bey,
Benim bir sorum daha olacakti, ben ve esim hollanda dogma buyume, orf ve adetlerimizi, dini inancimizida Allah binlerce sukur almis biriyiz, yanliz uygulamada cok zayifiz diyebilirim, icimde cok buyuk burukluk var, hayalim DUZENLi namaz, tesettur oldugu halde dunyanin kosturmasina giriyorum ayri bir konu.
Bizim, turkcemiz ikimizinde zayfif, Hollandacayi ikimizde daha akici ve daha duzgun kon ustugumuzdan cocuklarimizi bu nedenle ve ilerde okul yasamlarinda, hollanda dilinde zorlandiklarindan dusuk egitim, kendi zekalarinin onplanda tutmama endisesinden dolayi, cocuklarimizla ev hollandaca daha on planda tuttuk. Iki dilde yetistirmeye calisirken, kendi dilimizi turk kimliklerini unutmasinlar diye turkce arka plandada olsa verdik.
Simdi cocuklarimiz, 3 ve 4 yaslarinda, Hollandacayi cok duzgun konusuyorlar ama turkceyi passif kullaniyorlar, bizi mukemmel anliyorlar ama aktif konusmuyorlar (bir kac cumleden ibaret konussalar bile), onceden cok arkasinda duruyordum secimimizin ama simdi pismanim. Ne yapabiliriz turkceyi daha aktif kullanmaliri icin? (kendiminde hikaye anlatirken o kadar zorlaniyorumki duzgun cumle kurmada, kendimi ifade edebilmede buda rol oynuyor). Yarim yamalak turkce’nin yerine bir dili tam duzgun konusmalarimi daha iyi olur bilmiyorum. Cocuk egitmek o kadar zorki (..bir egitmen olarak bunu soylemekte agir geliyor, o kadar boyutlari varki, en iyisini vermek istiyorsun ama zamanla tekrar gozden gecirmek gerektigini goruyorsun sonra tekrar endiseler basliyor, benim canim annemin, babaminda Allah bu dunyadada obur dunyadada Cenneti yasatsin, bes cocugu avrupada en ellerindeki imkanlarla zorluklarla iyi sekilde yetistirebildigi icin, biz hiristiyan okulada gittik, egitimli degillerdi, dil bilmiyorlardi, o kadar cocukla, genede dinimizi, kulturumuzu saglam temmellerle otuturttular, hepimizi okuttular, bizler icin nicin daha zor) , Allahim bize dogru yolu gostersin, dogru insanlarla karsilastirsinlar.


Değerli Aydan hanım,

Siz ne kadar hassas bir annesiniz ki çocuğunuzun eğitimi için ta Hollanda’dan çırpınışlarla Türkiye’deki bir uzmanı buluyor ve çocuğunuzun dil eğitiminde yanlışlık yapmamak için tavsiye soruyorsunuz. Sizi çok iyi anlıyorum, çünkü ben de sizin gibi Hollanda’da dört çocuk yetiştirmeye çalıştım. O yüzden satırlarınız bana çok tanıdık geliyor. Size tavsiyem şu; Siz evde eşinizle ve çocuğunuzla Türkçe konuşun. Eş dost ve akrabalarınız arasında iken mümkün olduğunca Türkçe konuşun. Çocuğunuz Hollandaca bir soru sorsa da cevabını Türkçe verin… Etrafınızda çok Türkçe konuşan kişi yoksa, belirli saatlerde Türk televizyonunu çocuğunuza izletin… Ekstra bir şey yapmanıza gerek yok… Hiç endişe etmeyin çocuğunuzun dil gelişimi 12 yaşına kadar devam edecek…

Selamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


ALINTIDIR
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/

EVREN 06.07.11 08:19

Çocuğum hala konuşamıyor!
 


Değerli Adem Bey, benim 2,5 yaşında bir oğlum var ve 10-12 kelime dışında konuşmuyor,cümle hiç kuramıyor (bu araba, bu otobüs dışında) istediği şeyi “bu bu” diye işaretle gösteriyor. Yapabileceğim şeyler neler acaba? (bir de kimsemizin olmadığı bir şehirde yaşıyoruz. Tüm günü oğlum benle geçiriyor. Acaba bu sorun yalnız olmamızdan dolayı olabilir mi?)


Değerli Sema hanım, çocuklar konuşmayı duyarak öğrenir. Eğer etrafınızda kimseniz yoksa ve çocuk günlük yaşamda devamlı konuşan birilerini görmüyorsa, duymuyorsa konuşmada gecikme rastlanır. Yapamanız gereken şey; çocuğunuzla bol bol konuşun, yatmadan önce kitap okuyun… Ayrıca, onun konuşmasını da teşvik etmek için “bu bu” diye istediği şeyleri siz “ismen söyleyin”. “Bardak mı istiyorsun?” gibi, yada “Su mu istiyorsun” gibi cümleler kurarak onun söylemek istediklerini siz dillendirin. Çocuğunuzun etrafınızda ne kadar çok konuşuluyorsa çocuğunuz o kadar iyi bir dil gelişimi yaşayacaktır.

Selamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


ALINTIDIR
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:22.

Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369