MisKokulum Anne ve Çocuk Sağlığı Forumu

Go Back   MisKokulum Anne ve Çocuk Sağlığı Forumu > ANNE & BEBEK SAĞLIĞI > Miskokulum Bebek Dünyası > Bebek Psikolojisi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.07.11, 13:22
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Anadolu Pedagojisi Adem Güneş Soru Ve Cevap

Oğlumun yaşı geldiği halde konuşmuyor

Ben 31 yaşında bir anneyim. Ortanca oğlum 7 aylıkken dünyaya geldi ve doğum sırasında başında bir zedelenme oldu. Şuan 4 yaşında olmasına rağmen hala konuşamıyor. Bazen ya birkaç kelimelik yarım cümleler kuruyor ya da el kol işaretleri ile bir şeyler anlatmayı tercih ediyor. Birkaç kez doktorlarla görüştük, zihinsel ve fiziksel bir sorununun olmadığını, sorunun belki psikolojik olabileceğini söylediler. Dört yaşındaki bir çocuğun psikolojisinde ne olabilir ki konuşmakta zorluk yaşasın; kaldı ki çok huzurlu ve mutlu bir de aile hayatımız var. Ülkü B./ Almanya

Einstein de 9 yaşına gelmişti ama konuşamıyordu…


Değerli kardeşim,

Size bir şey söyleyeyim ama şaşırmayın. Hani dünyanın en zeki adamı olarak kabul edilen Albert Einstein var ya, 9 yaşına kadar konuşma ve anlama problemi çekmişti biliyor musunuz? Hatta çocukluk yıllarında Einstein’ın normal bir okulu takip edemeyeceği düşünüldüğü için, babası onu normal okuldan ayırmış, “Hiç olmazsa bir işi olsun” diyerek meslek okuluna yazdırmıştı. Kaderin iç sızlatan cilvesine bakın ki, “zeka özürlü” muamelesi gören bu çocuk, dünyanın en zeki çocuğuydu da kimsecikler farkında bile değildi. Eğer siz, çocuğunuzu uzman hekimlere götürmüş ve göstermişseniz ve onlar da fizyolojik ve zihinsel bir rahatsızlığının olmadığı yönünde bir teşhis koymuşlarsa, size tavsiyem: çok da endişe duymayın. Zira, erken doğan çocuklarda kimi zaman rastlanılan sıkıntılardan biri de, konuşmada gecikmedir. Eğer aile ortamınızda huzur ve sükunet de hakim ise, kendinizi üzmenize gerek yok, bu sorun, bir terapist yardımı ile rahatlıkla atlatılabilir. Ha, bu arada “peki Einstein neden dokuz yaşına kadar konuşma problemi yaşamıştı?” diye merak ettiyseniz, hemen söyleyeyim: O da doğum sırasında kafatasında oluşan bir zedelenmeden dolayı, belli bir yaşa kadar konuşma problemi yaşamıştı…

ALINTIDIR
UZMAN PEDEGOG ADEM GÜNEŞ


KAYNAK http://www.ademgunes.com
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]








Konu EVREN tarafından (06.07.11 Saat 07:42 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
EVREN 'e 2 kişi teşekkür etti.
hayallerim  (05.07.11), rosejuly  (05.07.11)
  #2  
Alt 05.07.11, 13:27
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Kızımı, babasından koparmak için, ‘baban öldü’ diyebilir miyim?

[color="DarkOrchid"][b]Adem Bey, ben 31 yaşında, eşinden 2 yıl önce ayrılmış, 5 yaşında bir kız çocuğu olan bayanım. Eşimle çok kötü bir evlilik hayatı geçirdim. O, evlenmeden önce de dâhil olmak üzere, devamlı alkol alıyordu. Evlendikten sonra bırakırım dedi ama sözünde durmadı. Tam 7 yıl onun her haline katlandım. Eve erzak girmediği günler olurdu, ama mutfakta kasa ile içkisi eksik olmazdı. İçkili olduğu zaman, bana yapmadığı eziyet kalmazdı. İçkili hali gidince de sanki bir çocuk gibi ağlardı. Özür diler ve affetmemi isterdi. Artık sinirlerim bozulmaya başlamıştı. Bir gün öyle, bir gün böyle, sanki iki ayrı insanla evli gibiydim. Öbür yandan da kızım, babasının içkili halinden korkmaya başlamıştı. Bana, eziyet ettiği bir gün, kızım, “Babam sarhoş, değil mi anne” dediğinde artık kararımı verdim ve ertesi gün evi terk ettim. Ve boşandık. Benim sorum şu; kızım 5 yaşına girdi ve babasını özlediğini söylüyor. Bazen ağlıyor ve babama gitmek istiyorum diyor. Ben kabul etmiyorum. Komşular, bana, “Kızına, baban öldü” diye öğret rahatla diyorlar. Öyle mi yapsam acaba? Vicdanım el vermiyor, göndersem mi kızımı babasına arada bir? Babası kötü örnek olur diye korkuyorum… Nermin C. – İzmir


Sevgili Nermin Kardeşim,
Kendine hiç sordun mu acaba, “Ben eşime hangi gözle bakıyorum” diye… Eşine, bir “eş” olarak bakarsan farklı görür… bir “anne” olarak bakarsan farklı görürsün, öyle değil mi? Düşün ki, sen, eşin annesisin… Acaba o zaman, hala eşine şu anki duygularınla mı bakardın, yoksa daha mı farklı duygular taşırdın. Düşüncelerimizi test etmeye devam edersek eğer, eğer eşin, senin oğlun olsaydı ve onun eşi, kızını ona göstermeseydi, ne düşünürdün eski gelinin hakkında? Biraz daha derinleştirelim düşüncemizi istersen… eski gelinin, oğlun hakkında, senin torununa, “Baban öldü” diye öğretiyor olduğunu duysaydın, kabullenebilir miydin? Hani komşuların sana “akıl” veriyormuş ya, “Baban öldü diye öğret kızına” diye… düşün ki, eşin, o komşunun oğlu olsaydı, sana yine aynı aklı verebilir miydi? Vermezdi değil mi? Bu işin vicdan boyutu… Kendi vicdanında ölç biç tart, kararını ver… Bir de işin, çocuk terbiyesi boyutu var… Eğer bana, “Kızım

UZMAN PEDAGOG ADEM GÜNEŞ
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
alıntıdır
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]








Konu EVREN tarafından (06.07.11 Saat 09:01 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
EVREN 'e 3 kişi teşekkür etti.
Gıcık  (28.03.12), hayallerim  (05.07.11), rosejuly  (05.07.11)
  #3  
Alt 05.07.11, 13:32
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Herşey Için Artık çok Mu Geç?[/



9 aylık bir oğlum var . Oğlumuz ilk zamanlarda kucağa alışık bir bebekti . O yüzden uyanık olduğu tüm vakitlerde kucağımda durmak istiyordu . Eşim de o sıralar bana çok destek olmamıştı ve bu yüzden de kat kat yorgun hissediyordum kendimi . Sebebi de 1-Doğum sonrası yaşadığım ,bebeği kabullenememe( bebeğimi çok çok istememe rağmen ) ruh halinden dolayı eşimin beni suçlaması 2-geleneklerimizde olan 40 gün anneannenin ve doğal olarak dedenin bizim yanımızda kalmasıydı . Bu durum eşim için problem olmuştu . Onlar gittikten sonra da bizim huzursuzluğumuz bir süre devam etti . Ben mutlu olmadığım için de bebeğimle huzurlu vakit geçirmek için kendimi adeta zorluyordum . Kimi zaman oğlum ağladığında ağlamaması için uyarıyordum çok anlamsız olsa da .Sonra da vicdan azabı çekiyordum şimdi olduğu gibi . Size sorum ; benim bu davranışlarım oğlumuzda kötü etki bıraktı mı? Teşekkür ediyorum
Değerli Betul hanım, yaşadıgınız ve oğlunuza yaşattığınız olumsuz olaylar onun kiişiliğinin şekillenmesinde mutlaka tesiri olmuştur. Ama bu tesiri yok etmek icin önünüzde 3 yil 3 ay vaktiniz var… Çünkü çocuklarda güven duygusunun gelişimi 4 yaşına kadar oluşuyor. Bu güne kadar oğlunuzun yaşadığı olumsuzluklar telafi etemek için kalan bu zamanı iyi degerlendirirseniz, insallah, bahsettiğiniz gibi bir iz kalmadan atlatırsınız.

Bu saatten sonra oğlunuzla olan irtibatinizi birbiri ile mücadele halindeki iki kişi olarak değil ama anne çocuk muhabbetine donüştürün… ÇocuĞunuzun keyfini çikartın artık, ki bu günleri kolay kolay bir daha bulamayacaksınız… Onu evinizin “aziz bir misafiri” olarak görün… Ama gerekirse -ki tavsiye ederim- bir uzman desteği alıp kendinizi tam bir “Sekine” haline dönuştürün ki, çocuğunuzun ağlamaları ve bebeksi istekleri sizin canınızı sıkmasın… Selamlar, Uz.Pedag.Adem Gunes

alıntıdır
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]








Konu EVREN tarafından (06.07.11 Saat 09:00 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
EVREN 'e 3 kişi teşekkür etti.
Gıcık  (28.03.12), hayallerim  (05.07.11), rosejuly  (05.07.11)
  #4  
Alt 05.07.11, 13:45
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Merak duygusu yok edilmesin ama…




Merhaba değerli hocam . Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar isimli kitabınızı okuyorum . Kitabınızdan anladığıma göre çocuklar merak duygularını gidermeleri için evde dikkatlerini çeken objelere ulaşsınlar . Oğlumuz şu an 10 aylık ve bazen de onun için tehlikeli olabilecek merakları oluyor . Çekmeceleri açıp kapama ,prizlere dokunma gibi.Böyle bir durumda ne yapalım ? Başka bir şeye yönlendirdiğimizde sinirleniyor ve tepki gösteriyor . Böyle bir durumda da öfkesini söndürmeden ne yapalım ? Hiç uyarmadan sessiz mi kalalım ?Bir sorum da; çalışan bir anneyim . Oğlumla vakit geçirip oynuyoruz ama uyanık olduğu vakitlerin bir kısmında ev işleri de yapmam gerekiyor . Böyle zamanlarda da aynı ortamda olup onunla konuşup küçük oyunlar yapmaya gayret ediyorum . Bu işin doğrusu nedir ? Anneliğin hakkını veremediğimi düşünüp her günümü azap içinde geçiriyorum . Yol göstericiliğiniz benim için çok kıymetli , teşekkürler…



Evet… özellikle erken çocukluk döneminde (0-4 yaş) çocuklar çok meraklıdır. Bu dönemde çocuklar engellenmemeli, çocuğun merak duygusunu geliştirici materyaller her an çocuğun etrafında bulunmalı. Ancak, burada sizin de söylediğiniz gibi, eğer çocuk bu merak duygusu ile kendine zarar verecek bir noktaya doğru gidiyorsa (ki sizin örneğinizde olduğu gibi, eğer çocuk elektrik prizlerine elini uzatıyor, kesici ve yanıcı materyallere ilgi gösteriyorsa) buradaki tavrınız çocuğu durdurmak olmalıdır. Bu durdurmalar sırasında çocuk ne kadar itiraz etse de, ne kadar hırçınlık yapsa da asla taviz vermemeli ve çok dirençli olarak çocuğun karşısında durmalıyız. Çocuk sizi yenebilmek için türlü türlü yollar denese de hiçbir şekilde tutarlılığınızdan vaz geçmemelisiniz.

Ancak burada önemli olan şu: Çocuğunuzu durdurmak, bağırarak, kızarak, elinden kolundan tutup kenara çekerek yada “aaaa bak burada kuş varmış” diyerek dikkatini dağıtma şeklinde olmamalı… Çocuğunuza kararlı bir vücut dili ve ses tonu ile ve bulunduğunuz yerden, çocuğunuza yaklaşmadan “yapma” diyerek olmalıdır. Çocuk, siz ne kadar yapma deseniz de sizi aşmak için bir iktidar mücadelesi yapacaktır. Ama siz kararlı ses tonunuzu bozmadan yeniden seslenmelisiniz “yapma…” çocuğunuz sizin bu engellemeniz karşısında belki kızacak, kendini yere atacak veya sizi yenmek için farklı çıkış yolları arasada siz kararlılığınızdan vaz geçmemelisiniz… onun ağlamalarına karşılık vermemelisiniz… Bu tutum çocuğa sınırlarını oluşturmak için şarttır. Aksi takdirde eğer çocuğunuza yenik düşerseniz ve onun itirazlarına boyun eğerseniz hem çocuğunuz kuralsız bir yaşama adım atacak hem de sizi yenmek için daha çok hırçınlıklar sergileyecektir.

Selamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]








Konu EVREN tarafından (06.07.11 Saat 08:59 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
EVREN 'e 3 kişi teşekkür etti.
Gıcık  (28.03.12), hayallerim  (05.07.11), rosejuly  (05.07.11)
  #5  
Alt 05.07.11, 18:16
hayallerim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Krizantem
 
Üyelik tarihi: Feb 2011
Yaş: 39
Mesajlar: 4.688
Tecrübe Puanı: 93
hayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond reputehayallerim has a reputation beyond repute
Standart

teşekkürler evrencim paylaşımın için.
Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to hayallerim For This Useful Post:
EVREN (06.07.11)
  #6  
Alt 06.07.11, 07:45
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Oğlum isteği olmayınca kendini yerden yere atıyor…

Hocam allah razi olsun bize yardimci oldugunuz icin annelik sanati isimli kitabinizi aldim ve okuyorum hocam benim sorum 2.5 yasinda bir oglum var ve cok sinirli ben ne istersem tersini yapiyo aklina birsey düssün kesinlikle olmasini istiyo bir yere gidelim eve gitmek istiyo ayni yamanda disari cikmak istiyo yemek ve uyku sorunu dahil eger istedigi olmassa kendini yerden yere atiyo ve sakinlesmiyo ne yaparsam yapayim hatta elini agzina atip kusuyo her seye agliyo ben sinirli bir yapiya sahibim ama ona kizmamak icin elimden geleni yapiyorum ama artik cok yoruyo ben almanyadayim cocuk pisikologuna götürmeyi düsündüm ama hepsi yabanci benim dilim yeterli degil anlamak icin esim calisiyo burda öyle bir kanun varki cocuguna bagirdigini veya kizdigini görüp sikayet etsinler cocugunu elinden alabiliyolar .artik oglum disarda bile kizdigi zaman kendini yerlere atiyo artik nasil davranacagimi sasirdim ve yardiminiza ihtiyacim var onu görenler allah sana sabir versin diyo yasitlariyla bile gecinmiyor hic bir seyini paylasmayi sevmiyor bende pisikolojik tedavi gördüm oglum dogmadan önce elhamdülillah iyiyim ama oglumun davranislari beni cok üzüyor. Selamlar, Fatma Kaplan


Eğer çocuğunuz isteklerini elde etmek için ağlamayı ve kendini yere atmayı bir yetenek haline getirmiş ise ve sizi öyle yenmeyi öğrenmiş ise bu günden sonra tavrınızı değiştirin. Çocuğunuzun estirdiği bu şiddete “kayıtsız bir sabır” ile karşılık verin… Ağlamaları ile ilgilenmeyin… kendini yere atıyorsa, siz de ona “oğlum istersen kenarda ağla, ağlaman bitince yanıma gel seninle konuşayım” deyin. Çocuğunuz şaşırsın ve ağlamalarının, kendini yere atmalarının bir işe yaramadığını görsün… eğer oğlunuzun estirdiği bu güç gösterilerinde zaaf gösterirseniz, onun ileride kuralsız yaşamasına neden olmuş olursunuz…

Selamamlar

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır
kaynak:KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]








Konu EVREN tarafından (06.07.11 Saat 08:58 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02.08.11, 10:36
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart

Alıntı:
MaViLiM Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evrencim yüreğine SağLıkkk
benim için büyük keyf keşke herkes bir baksa bu konuya bir çoğumuzun sorununa verieln cevaplar var bir pedegog gözündenn ama fazla cidiyete alınmadı galiba neyse sağlık olsun ben yinede eklemey devam edeceğim
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]







Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02.08.11, 10:47
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Hiçbir çocuk, kendine “sabreden” bir annenin yanında rahat değildir…

SORU : Merhabalar, 7 yasinda oglum ve 5 yasinda kizim var. Keşke sizi daha önce dileseydimde yapmış olduğum bu yanlışları yapmasaydim. İnanıyorum ki zararın neresinden dönsem kardır mantığı ile yardımınızı rica ediyorum. İyi ve doğru bir çocuk yetiştirmeye çalışıyorum. Bu yıl 1. sınıfı bitirdi . Oğlum ile her türlü sorunu konuşmaya çalıştığımda susup sadece dinlemesi ve hiçbir şeye cevap vermemesi beni çıldırtıyor sakin ve yumusak konuşmaya çalıştığım halde hiç bir şekilde başarılı olamıyorum. Her türlü sorun karsısında ağlaması beni artık hem yıldırdı hemde yordu. Lütfen bana bu konuda tavsiye edebileceğiniz bir kitabınız yada bir yol var ise yazınız. Benim yaptığım yanlış davranışlar mutlaka var ama ben bunu her şekilde düzeltmeye hazırım. Lütfen her iki çocuğumu da kültürlü, ahlaklı, doğru söyleyen, yardım sever, sosyal yetiştirmeye çalışıyorum ve bu konuda anne ve babanın cok önemli bir model olduğunu biliyorum. Fakat bazen doğru bildiğimiz yanlışlar var. Lütfen desteğinizi ve tavsiyelerinizi bekliyorum…


Değerli Derya Hanım, Hani diyorsunuz ya; “…hiçbir şeye cevap vermemesi beni çıldırtıyor” ve ilave ediyorsunuz ya; “…sakin ve yumusak konuşmaya çalıştığım halde…” diye… Yani ben olsam ben de “çıldırma potansiyeli olan annenin yanında konuşma yeteneğimi kaybederim… ve hatta ağlamak gelir içimden… hele ki bir de bunların üstüne “sakin olmaya çalışan” birinin yanında ben yetişkin olarak bile çok tedirgin olurum… ne demek sakin olmaya çalışmak… yani her an seni parçalarım ama neyse sakin olmaya çalışıyorum diyen biri ile oturur rahat rahat konuşabilir misiniz… yo yooo… bence yanlış yapıyorsunuz Derya hanım… siz kendinize gelin lütfen… Çocuğunuza karşı şefkat kanatlarınızı, tevazu halinizi ortaya çıkartmadıkça, kuzunuz annesinin karşısında acı ile meleyecektir… Size kardeşhane bir şey tavsiye edeyim de beni dinleyin… Çocuklarınıza, Peygamber Efendimiz aleyhisselatüvesselam’ın torunu olan hazreti Hasan ve Hüseyin diye bakın… Efendimizden size bir süreliğine emanet edilmiş iki torun… peygamber torunları olarak bakın ve bir süre sonra sizden alınacak onlar… hesabı görülmek üzere alınacak… sizin göreviniz ise onlara annelik yapmak değil, o aziz misafirlere ev sahipliği yapmak olsun… onların karşısında çıldırmak ne demek, sesinizi rahmetle süsleyin… onların karşısında saygısızca durmak ne demek, mahcubiyet ile onlara yaklaşmak gerekmez mi… hadi, önce kendi silahlarımızı kaldıralım, kılıç ve bıçaklarımızı yerine koyalım… göreceğiz ki, sizin elinizde izzet savaşı veren çocuğumuz bir süre sonra ağlamak yerine tebessümle konuşmaya başlayacaktır… sözlerimi bir hafta yerine getirin, görün bakalım eviniz bir cennet bahçesine dönüşecek mi dönüşmeyecek mi…

Selamlar,

Uz. Pedag. Adem Güneş

alıntı


KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]







Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02.08.11, 10:51
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Yetişkinler çocukları ciddiye almıyor, çocukluk sırrını bilmiyorlar…

Merhabalar Adem bey. 8 aylik bir kızım var. 2 gun once bir beyefendi art niyeti olmamakla birlikte aniden kızımın üstüne yaklaşıp yüksek sesle “boh” diyerek korkutmuş onu. Aynı gün kucağımdayken, öksürdüğümde korkusundan ne yapacağını şaşırdı. Çığlık çığlığa titreyerek ağladı. Uykusundan da aynı şekilde uyanıyor. Dikkat ettim kapı örtülmesi gibi ani seslerde de aynı tepkiyi veriyor… Bu gün oyun oynarken , karşısında arkamı dönüp önce daha alcak sesle sonra hafif yükselterek ilk korktuğu anki gibi sesler çıkarmaya çalıştım.. Gülerek bu şekilde oynadık biraz.. Neler yapmamı tavsiye edersiniz? Bu korku onda kalıcı olur mu?

Şimdiden çok teşekkür ederim..


Değerli Züleyha hanım, bazen beklenmedik kişiler, beklenmedik sakarlıklar yaparken çocuğun ruh dünyasını incitebiliyorlar… Keşke herke şu çocukluk sırrını öğrense de, çocuklar böylesi kırık dökük günler geçirmese en güzel yıllarında… Burada yapabileceğiniz çok şey yok.. Önemli olan kızınızın, korkutuğu şeylerden aslında korkulmaması gerektiğini kendi yaşam tecrübesi ile öğreniyor ve bunu da içine sindirerek gidiyor olması gerek… Yani, kapı gıcırdadı korktu ve ağladı diyelim, siz eğer o gıcırdamadan korkmaz, tepki vermez, herşeyin yolunda olduğu hissiyatını çocuğunuza hissettirseniz, bu korkular çocuğunuzun içinde yer edinmeden çıkıp gidecektir… Şuan çocuğunuzun yaşadığı şey tedirginlik… tedirginliğin kızınızı tedirgin etmemesi için, tedirgin olduğu şeylere karşı hiçkimsenin tedirginlik duymuyor, tepki vermiyor, hatta ilgilenmiyor olduğunu görmesi gerekir… Sizin yaptığınız şey doğru, çocuğunuz tedirginliğini atlatabilmesi için, tedirginliğe sebep olan şeyin aslında tedirgin edici bir şey olmadığını görmesi gerekir… endişe etmeyin, zamana bırakın… zamanla geçececektir…

Selamlar,

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntı
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]







Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to EVREN For This Useful Post:
toprağım  (02.08.11)
  #10  
Alt 02.08.11, 10:53
EVREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Feb 2009
Yaş: 36
Mesajlar: 14.397
Tecrübe Puanı: 338
EVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond reputeEVREN has a reputation beyond repute
Standart Çocuklarımdan sonra çalışmaktan artık nefret ettim.......

Benim 3 yaşında ve 2 yaşında iki kızım var. Büyük kızım her şeye ağlıyor. Özellikle uykudan uyandığında çok ağlıyor . Her şeyi bahane ediyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Bazen kendimi tutamayıp kızıyorum, vuruyorum. Dayanamıyorum. Ben çalışan bir anneyim. Sabahları özellikle ben işe giderken uyanıyor ve anneciğim ne olursun biraz benimle uyu, gel saçlarını okşıyayım, seni bir öpeyim diyor. Benim içimi eritiyor. Çocuklarımdan sonra çalışmaktan nefret ettim inanın. Oysaki babaanneyle beraber yaşıyoruz, kreşe bakıcıya bırakmıyorum ve o benden çok daha fazla ilgileniyor. Lütfen bana yardımcı olun. Şimdiden teşekkürler. Selam ve sevgilerimle…



Maalesef, bu ızdıraplar sadece size ait değil, şuan bebeklerini eve terk edip çalışma hayatına geri dönen yüz binlerle annenin ve o annelerin yüz binlerle çocuklarına ailt iniltiler bunlar… bakmayın herkesin aşı kapalı kaynar, içinde et mi kaynıyor der mi kaynıyor bilinmez… belki çocuğunuzun bu ağlamalarına hiçbir karşılık vermeden ve çocuğunuzun duygu dünyasını öldürerek bu sıkıntıdan kurtulabilrisiniz… çocuğunuz artık annesini durduramayacağı ve ondan bir şey alamayacağı hissine sahip olursa ağıtları kesilir, başımı okşa anne ellerinle diye beklentileri de biter… ama o zaman da hissetme duygularını kullanmaktan kaçınan bir çocuk modeli çıkıveriyor karşımıza… bir süre sonra anneyi, babayı ve kendi yaşamını hissetmeyen, bireysel yaşama kendini sürükleyen, güven duygusu zayıf bir çocuk modeli çıkıyor karşımıza… sanayi toplumu anneyi daha aktif ve motivasyonlu tutabilmek için, anne ile çocuğu erken çocukluk döneminde ayırmayı ve anneyi bir iş gücü olarak daha verimli tutabilmeyi bir beceri sandı… halbuki perde arkasında evlerde çocuklar böylesi iniltiler ile annelerine yalvarıyorlar… Dokun ne olur anne diyorlar… uyandıklarında annelerini yanlarında görmeyince ortalığı birbirine katıyorlar… duygu dünyasında bir kaos yaşanıyor anne yoksa çocuğun erken çocukluk döneminde… Maalesef, klasik birkaç şey dışında söyleyebileceğim çok şey yok… Çocuğunuzun kaybettiği güven duygusunu, işten eve döndüğünüzde kaliteli bir iletişim ile en aza indirmeye çalışın… çocuğunuzun yanında iken, ona kızmayın, bağırmayın, azarlamayın, ceza vermeyin ki, çocuğunuz duygu dünyasını daha çok tahrip olmasın… çocuğunuzu koşulsuz olarak sevin… onu annesinden erken yaşta ayrılmış bir yaralı kuş olduğunu görüp onunla vaktinizi çok verimli olarak geçirmeye gayret edin…

Selamlar,

Uz. Pedag. Adem Güneş


alıntıdır
KAYNAK:http://www.ademgunes.com/
__________________

[img]
http://www.miskokulum.com/resim/SEVGi.jpg[/img]







Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to EVREN For This Useful Post:
toprağım  (02.08.11)
Cevapla

Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:55.


Anne ve Bebek Sağlığı Forumu
 
 

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369