
03.05.09, 00:41
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Gizil dönem
6-12 yaş arasını kapsar. Daha önceki dönemlerde yaşanan ruhsal çalkantıların ve çatışmaların yatıştığı bir dönemdir. Ancak cinsellikten gizil dönemde vazgeçilmez, ödipal dönemde çok açık olan cinsellik, gizil dönemde gizli olarak yaşanır ve ilişkiler cinsellikten uzaklaşır. Çocukluk ile ergenlik arasında köprü görevi gören gizil dönemde, cinselliğe alınan mesafe, ergenlikte gerçekleşecek hızlı değişimlere hazırlık amacıyladır.
Gizil döneme giren çocuk, anne ya da babasına bir önceki evrede duyduğu özel sevgiyi bırakmıştır. Enerjisini ve uğraşını ebeveynlerinden çektiklerinde yatırımı kendilerine, topluma ve akademik hayata yöneltirler.
Cinsel dürtüler farklı sevgi biçimleri ile ifade bulur. Arkadaşlarını, öğretmenini sevmesi, özellikle kız çocuklarında kendisinden küçük çocuklarla ilgilenme, şefkat gösterme ve bir canlıya bakma eğilimleri cinsel dürtüleri yer değiştirerek ifade etme yoludur.
Cinselliğe olan ilginin yatışması ile ortaya yeni ilgi alanları çıkar. Okul hayatının başlamasıyla birlikte çocuk, toplumun yeni bir birimi ile ilişki içine girer. Öncesinde anne-baba ve yakın çevre ile sınırlı olan ilişki ağı, daha geniş ve yeni öğrenme olanaklarına izin veren yeni ilişki ağlarıyla genişler. Bu dönemde artık çocuğun hayatına okul girmiştir. Böylece yeni arkadaşlar, öğretmenler, spor ve başka etkinliklerle de tanışır. Toplumun beklentilerini fark ederler ve beklentileri karşılamaya yönelik yetiler kazanma uğraşı içine girerler. Gizil dönemde çocuk, kendisinin toplumla karşı karşıya bir birey olduğunu fark eder ve uyum için donanımlar geliştirmeye çalışır. Donanım elde edemediğinde ise yetersizlik ve aşağılık duyguları hisseder. Bu duyguların varlığı, çocuğun toplumda yer bulamamasına ve aileye bağımlı kalmasına yol açar.
Ödipal dönemde anne-babayla kurulan özdeşim devam eder, ancak başka kişilerle de özdeşime ihtiyaç duyar. Özdeşim kurdukları kişiler genellikle öğretmenleri, başka yetişkinler ya da arkadaşları olur. Anne-babanın aktardığı değerlerin ve kuralların yanında, özdeşim kurdukları kişilerin değerleri ve kuralları ile de karşılaşırlar. Ödipal dönemde değerler ve kurallar aynen içselleştirilirken, gizil dönemde kendisinin de benimsediği ve uygun gördüğü değerler içselleştirilir.
Gizil dönemde sadece cinsel dürtülere değil, aynı zamanda saldırgan dürtülere de mesafe alınır. Saldırgan dürtüler de tamamen ortadan kalkmaz. Daha çok motor aktiviteler ile ifade edilir. Spor etkinlikleri, oturduğu yerde ayak-bacak sallama ya da durduğu yerde sallanmak gibi.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 00:48
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Arkadaşlık ilişkileri
Daha kalıcı ve uzun süreli arkadaşlıklar kurulmaya başlar. Arkadaşlık seçimlerini kendi cinslerine yönelik yaparlar. Daha çok kızlar kızlarla, erkekler de erkeklerle oynarlar. Cinsel merak ve oyunlar bu ilişkilerin içinde yer alır. Örneğin; kendi cinsine yönelik ilgi ve ilişkiler denenebilir. Bunların büyük çoğunluğu somut anlamda bir cinsel eğilim taşımaz. Merak etmenin, rekabetin ve özdeşim fırsatları araştırmanın yollarıdır. Aşk bu dönemin duygulan arasında görülebilir. Asıl amaç, özdeşim kurduğu ebeveyni gibi olma çabasıdır.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 00:56
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Gizil dönemin yapılandırıcı geçmesini sağlayacak birkaç öneri
• Çocukların idealler oluşturmasına olanak sağlayın. İdealleri olan çocuklar aileye bağımlı kalmaz, kendisine toplum içinde yer bulabilirler.
• Toplum içinde kendisine yeni özdeşimler oluşturmuş olsa da anne-babanın onayının onlar için önemli olduğunu unutmayın. Beklediği tanınmayı ve onayı verin. Örneğin; çok iyi koşar, çok iyi şarkı söyler, çok duygusaldır vb.
• Motor aktivitelerdeki artışı olumlu şekilde yönlendirin. Çeşitli etkinliklerle karşılaştırın. Bu ihtiyacın saldırgan dürtülere mesafe alabilme çabasından ortaya çıktığını unutmayın.
• Yetişkin yaşama geçiş için beceriler kazanmaya çalıştığını unutmayın. Bu becerileri deneyimlemesine olanak sağlayın.
• Çocuksu dürtü ve eğilimlerden vazgeçmiş olan çocuk için öğrenme ve akademik hayattaki başarıların oldukça önemli olduğunu unutmayın. Başarısızlıkları karşısında onları zedelemekten kaçının.
• Cinsel dürtüyü farklı sevgi biçimleri ile ifade etme ihtiyaçlarını gözardı etmeyin. Gizil dönem, çocukların evcil hayvana bakma ve besleme taleplerinin en yoğun geldiği dönemdir.
• Arkadaşlık ve dostluklar kurması için ortamlar sağlayın.
Bir önceki dönem olan Ödipal dönemde beklenen gelişimi yaşayamamış çocuklar. Gizil dönemin gerekliliklerini karşılamada çok zorlanırlar. Okul ve akademik alana ilgi gösteremezler.
Gizil dönemin sonunda çocuksu dürtüler ve eğilimlerden vazgeçmiş, yeni özdeşimler kurmuş, toplumun bir bireyi olma yolunda yeni şeyler öğrenmiş ise Gizil dönemin çocuk için yapılandırıcı olduğu söylenebilir.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:06
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Çocukluk döneminde karşılaşılabilecek sorunlar
Korkular
Bebeklik döneminden itibaren çocuklarda birtakım korkular ortaya çıkar. Bu korkuların görülmesi doğaldır, çocukların gelişimlerinin bir parçasıdır ve geçicidir Bebeklik döneminden ergenliğe kadar olan donemde farklı nesnelere (hayvanlar, yabancılar vb.) ve durumlara (karanlık, yüksek ses, ayrılık vb.) yönelik korkular görülür. 2-6 yaş arasındaki çocuklarda korku, diğer yaşlara göre daha yoğundur.
Bebeklerde görülen en belirgin korku 6 ile 8. aylar arasında oluşmaya başlayan yabancı korkusudur. Bebeğin kendisini annesinden ayrı bir birey olduğunu algılamaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkar. Temelinde ayrılma kaygısı yatar. Gelişimsel korkulardan biri olan "yabancı korkusu", normal ve geçicidir. Bebekler bu dönemde yabancılarla karşılaştıklarında annelerine daha çok sarılır, neredeyse yapışır ve ağlarlar.
2 yaşında çocuklar çok yüksek seslerden korkarlar. Gök gürültüsü, elektrik süpürgesi gibi... Karanlık korkusu bu dönemde de görülmeye başlanabilir.
3 yaşından sonra karanlık ve karanlığın içindeki tam olarak algılayamadığı nesnelerden değil, aynı zamanda kendi zihninde ürettiği canavarlar, hayaletler ve cadılardan da korkar. Hayvanlar, polis ya da askerler de korktuğu nesneler arasında yer alır.
6 yaş da hayalet ve cadı korkularının görülebildiği bir yaştır. Ebeveynini kaybetme korkusu yine bu dönemde çok fazla dile getirilir.
Karanlık korkusu çocukluk döneminde en yaygın görülen korkulardan biridir. Karanlık korkusu, aslında çok temelde "yalnızlık" korkusudur. Çocuk kendi hayatını henüz kendi başına devam ettiremediğinin, güçsüz ve aciz olduğunun farkındadır. Yani anne-babaya olan ihtiyacı devam eder.
Karanlıkta kalmak; bir çocuk için olası birçok tehlike ile karşı karşıya kalmak, mekanın içindekileri görememek anlamını taşır. Kontrolü kaybetmek, endişe verici bir durumdur. Endişe ile baş edebilmek için çocuğun bir dış desteğe ihtiyacı ortaya çıkar. Dış destek de genelde ebeveynlerden biri olur.
Çocukların sergiledikleri korkular herhangi bir travmatik yaşantının ürünü değilse bu korkular gelişimsel korkulardır. Anne-baba, bu korkuların varlığını kabul etmeli, yadsımamalıdır. "Sen artık büyüdün;' bunlardan korkman çok saçma" gibi korkuyu kabul etmediğini gösteren cümlelerden kaçınılmalıdır.
Anne-babalar aşırı kollayıcı tutum sergileyerek çocuklarını her şeyden korkar hale de getirmemelidirler. Korkularını yenmesi için sabırlı davranmalı ve desteklemelidirler.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:13
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Okul korkusu
Okul korkusu; okul çağındaki çocuklarda okula karşı beliren yoğun bir direnç durumudur. Okula gitmeyi reddetme, buna eşlik eden fiziksel şikayetler ve okulda iken yoğun kaygı ile kendini gösterir. Kız ve erkeklerde görülme sıklığı neredeyse eşittir.
Okul korkusunun ortaya çıkmasına neden olan şey okula başlamadır. Aslında okul korkusunun nedeni temelde anne ya da anne yerine geçen kişiden ayrılma korkusudur. Anne-bebek arasında kurulması beklenen güvenli bağlanma ilişkisine kadar da uzanmaktadır.
Anne-babaların okul korkusu ile baş edebilmesi için çocuğa verecekleri destek önemlidir. Bunun için;
• Çocuklarının okuldan uzak kalmamasına özen göstermeli, okula gitme konusunda tutarlı ve kararlı davranılmalıdır.
• Her sabah okulun kapısında devam eden ayrılık seremonilerini ortadan kaldırmak için ayrılmakta zorlandığı, bağımlı olduğu ebeveyn yerine başka bir yakınınızın çocuğunu okula götürmesi sağlanılabilir ya da okul servisi kullanılabilir.
• Çocuk ile korkusu, eşlik eden bedensel rahatsızlıkları ve nedenleri üzerine konuşulmalı, ancak ölçülü bir ilgi gösterilmelidir. Duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu hissetmesini sağlayan konuşmaların gündemi kaplamasına izin vermemelidir.
• Okulda çocuğunuzu gerek fiziksel gerek sözel olarak rahatsız eden ve baş edemeyeceğine inandığı somut bir olay olup olmadığını araştırın. Çocuklar biz yetişkinler gibi duygu ve düşüncelerini dile getiremezler, ifadelendirmelerinde onlara yardımcı olun.
• Okula gitmemek için çocuklar çoğu kez bir hastalık bahane ederler. Çocuğunuzun hastalık nedeniyle ne zaman ve hangi koşullarda (ateşin yükselmesi, doktor kontrolü vb.) evde kalabileceği ile ilgili temel kurallar koymanız işinizi kolaylaştıracaktır.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:17
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Enürezis (İdrar kaçırma):
Tekrarlayıcı nitelikte olan istem dışı işemelerdir. İki ayrı şekilde görülür. Bazı çocuklarda bebekliklerinden itibaren devam eder. Bazı çocuklarda ise bir yıl ya da daha fazla idrarını kontrol edebildikten sonra ortaya çıkar. Sık olarak görünen şekli, bebeklikten itibaren devam edendir. Her çocuk için değişmekle birlikte ortalama olarak 3-5 yaşları arasında çocuklar gece ve gündüz idarlarını kontrol edebilecek biyolojik gelişime ulaşırlar. Bu yaş dilimlerinden sonra ayda 2 ya da daha fazla gece idrar kaçırmaları ve gündüz kaçırmalarının olduğu durumlar bir süre devam ederse enürezisten bahsedilebilir.
Ortaya çıkma nedenleri incelendiğinde ailesel yatkınlık dikkat çekicidir. Çocuğun yaşadığı travmatik bir durum (kayıp, hastalık vb),
kardeş doğumu veya bebeksi kalma arzusu idrar kaçırmanın ortaya çıkmasına neden olur. Bazen de çocukların var olan agresyonlarını ifade etme yoludur.
Alt ıslatma, yaşı ilerleyen çocuklar için duygusal açıdan oldukça zorlayıcı olabilir. Anne-babaların tutumları ve davranış şekillen oldukça önemlidir, idrar
kaçırmanın fizyolojik bir temeli olup olmadığı doktora başvurularak araştırılmalı ve gerekirse psikolojik destek almaktan kaçınılmamalıdır.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:19
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Enkoprezis (Dışkı kaçırma):
Çocuğun kakasını tutma ve bırakma işlevini gerçekleştirecek biyolojik olgunluğa ulaşmış olmasına rağmen istemli ya da istem dışı olarak kakasını uygun olmayan yerlere yapmasıdır. Enürezis'te olduğu gibi bebeklikten itibaren kesintisiz devam eden ya da bir dönem kesildikten sonra devam eden şeklinde iki ayrı ortaya çıkış şekli vardır. Tanı koyabilmek için 4 yaşına kadar beklenmelidir.
Ortaya çıkma nedenleri; çocuğun baş etmekte zorlandığı durumlarla karşılaşması (ölüm, ayrılık, kardeşin doğumu, okula başlama vb.), bağımlılığı besleyen ebeveynlerin beklentilerini karşılamak için bebeksi kalmaya çalışması ya da dışa vurmada güçlük yaşadığı agresyonu ifade etmesi olarak tanımlanabilir. Tuvalet eğitimi sırasındaki yanlış tutumların oluşturduğu inatçılık da nedenlerinden biridir.
Çocuğun arkadaş ilişkilerini bozan, aile ilişkilerinde de zorluklar oluşturan, hissedilen yoğun utanç duyguları nedeniyle benlik saygısını olumsuz etkileyen bir durumdur Dışkı kaçırmanın fizyolojik bir nedeni olup olmadığı araştırılmalı ve psikolojik destek alınmalıdır.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:22
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
Diğer sorunlar
Korkular, okul korkusu, idrar kaçırma ve dışkı kaçırma dışında çocukluk döneminde kekemelik, tik bozukluğu, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı ve karşıt gelme bozukluğu gibi başka durumlar da görülür.
Anne-babalar, çocuklarında gözlemledikleri değişimler karşısında ya da çocuğun ve çevresinin zorlandığı, çocuğun çevresiyle ilişkilerinin etkilendiği durumlar karşısında uzmanlardan profesyonel destek almaktan kaçınmamalıdır.
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
|

03.05.09, 01:24
|
 |
Yönetici
|
|
Ruh Hali:
Üyelik tarihi: Jun 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 14.529
Tecrübe Puanı: 292
|
|
insan, hayatı boyunca değişen ve gelişen bir varlıktır. Bebeklik ve çocukluk ise gelişimin en hızlı olduğu dönemlerdir. Her bir gelişim evresi içinde çocukların tamamlamak zorunda oldukları gelişimsel hedefleri vardır. Bir önceki evreyi iyi tamamlamış olan çocuk, bir sonraki evrenin ruhsal gelişim hedeflerine yönelebilir. Anne-babaların çocuklarının içinde oldukları yaş dilimindeki ruhsal ihtiyaçları hakkında bilgi sahibi olması, çocuklarını desteklemelerini kolaylaştırır.
Bütün dikkatler çocukların gelişimi üzerine yoğunlaşmış olsa da anne-babanın gelişim üzerindeki rolü ve işlevi vazgeçilmezdir. Çocuklarının ihtiyaçlarına yönelirken anne-babanın kendi ilişkisindeki doyumu da aksatmaması gerekir.
"Çocuklar karıkocanın ilişki bahçesinde büyürler."
__________________
MİSKOKULULARIM BENİMLE
Konu özlem tarafından (03.05.09 Saat 04:43 ) değiştirilmiştir..
|
|
The Following User Says Thank You to Gülten For This Useful Post:
|
|

23.09.09, 11:10
|
 |
|
|
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 143
Tecrübe Puanı: 18
|
|
Harika Bilgiler Için Teşekkür Ederim
|
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:19.
|