Erken Doğum Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Dölütün anne karnındaki gelişmesi gebeliğin 37. haftasında tamamlanır. Bundan önce doğan bebekler, erken doğmuş sayılır ve gelişmelerini tamalayıncaya kadar özel bakıma alınırlar.
Gebelik, annenin en son adetinin ilk gününden başlamak üzere yaklaşık 40 hafta sürer. Bebeklerin çoğu gebeliğin 39. haftası -gebeliğin 41. haftası arasında doğar. Normal süreden üç hafta ya da daha önce (bir başka deyimle gebeliğin 37. haftasından önce) doğan bebekler tıpta, erken doğmuş sayılır.
Erken doğan bebeklerde çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Doğum zamanından ne kadar önce, bebek de ne kadar küçükse sorunlar o ölçüde büyüktür. Yine de her bebeğin kendine özgü özellikleri olduğundan, bir genelleme yapmak çok güçtür.
Erken Doğumun Nedenleri
Erken doğuma yol açan neden her zaman kesinlikle saptanamaz. Bazen rahmin yapısında bir bozukluk olur ya da gebelik boyunca sıkı sıkıya kapalı kalması gereken rahim ağzı gevşer ve zamanından önce açılır.
Bazen de doktor, risklerine karşı doğumu erken başlatmanın daha doğru olacağına karar verir. Bu yönteme özellikle annede yüksek tansiyon ya da kanama gibi ciddi rahatsızlıklar görüldüğü ya da bebeğin sağlığı tehlikeye düştüğü zaman başvurmak gerekir.
Erken Doğum
Erken doğan bebekler çoğunlukla normal doğumla dünyaya gelirler. Ancak hırpalanmamaları önemlidir ve bu nedenle doktor forseps kullanabilir. Eğer doğum çok erkense ve bebek ters duruyorsa doktor genellikle sezaryen ameliyatına başvurur.
Doğumda, sorun çıkması olasılığına karşı, b,r çocuk doktoru da hazır bulunur. Bebeğin özel bakım birimine gönderilip gönderilmeyeceğine bu doktor karar verir.
Erken Doğumda Özel Bakım Birimleri
Sağlıksız ya da yeterince gelişmemiş bebeklerin gereksinimleri özel bakım birimlerindeki uzmanlarca karşılanır. Kuşkusuz her anne yeni doğan bebeğini kucağına almak, emzirmek, bakımını kendisi üstlenmek ister. İlk günler, anne ile bebeğin birbirlerini tanıması vearalarında güçlü bir bağın gelişmesi açısından çok öenmlidir. Bu yüzden bebeği annesinden ayırarak özel bakım birimine göndermeyi kimse istemez. Ne var ki bazı koşullarda bu kaçınılmazdır.
Sağlıksız ya da 2kg’dan zayıf doğan bebeklerin özel bakım birimine alınmaları gerekir. Bundan biraz daha ağır doğan bebeklerin de özel bakıma gereksinimi vardır, ama normal bebek bölümünde kalabilirler.
Bebeğin çevresinde yer alan çeşitli aygıtlar, özel bakım birimine tatsız bir görünüm verebilir. Ama anne ile baba ortama alışıp çalışanları ve bebeklerini daha iyi tanıdıkça, koşulları daha değişik açıdan değerlendirecektir.
Erken Doğan Bebek
Erken doğan bebekler çok cılız görünürler, ama oldukça hareketlidirler. Zamanından 12 hafta erken doğan bebekler bile gözlerini açar; ses, ışık ve dokunma gibi uyaranlara tepki gösterirler; ama zamanında doğan bebeklerden daha az ve daha zayıf sesle ağlarlar. Erken doğan bebeklerin başları ile karınlarının bedenlerine göre normal bebeklerden çok daha büyük, kol ve bacaklarının cılız ve buruşuk, derilerinin de ince tüylerle kaplı olduğu göze çarpar. ERken doğan bebeklerde en sık görülen sorunlar beslenme ve solunum güçlüğü, sarılık ve sıcak tutulma zorunluğudur. Üstelik bağışıklık sistemleri tam anlamıyla gelişmediğinden, enfeksiyonlara karşı da daha duyarlıdırlar.
Erken Doğan Bebeklerde Sıcaklık
Küçük bebeklerin sıcak tutulması gerekir. Bebeğin deri yüzeyi bedenine kıyasla çok büyük olduğundan, daha hızlı ısı yitirir ve üşürler. Normalden biraz küçük, ama sağlıklı bebekleri iyice sararak sıcak bir odada tutmak yeter. Daha da küçük ve sağlıksız bebeklerin ise kuvöze alınması gerekir.
Erken Doğan Bebeğin Beslenmesi
Erken doğan bebekler meme ya da biberon ememeyeceklerinden, özel yöntemlerle beslenirler. Başlangıçta süt, bebeğin midesine indirilen bir boruyla verilir ve bebek büyüdükçe annesinden ya da biberondan emmeyi öğrenir. Bazen de besin damardan verilir ve süte ancak bebek sindirecek kadar geliştikten sonra başlanabilir.
Erken Doğan Bebekte Solunum Güçlüğü
Solunum güçlükleri özellikle çok erken doğan bebeklerde görülür. Bebeğin solunumunu, normal bebeklerdeki gibi düzgün değildir. Düzensizlik bazen daha da artar ve bebek birkaç saniye soluk alamaz. Büyüdükçe bu nöbetler daha kolay atlatılacaktır, ama güçleninceye kadar dikkatle izlenmesi gerekir.
Solunum güçlüğü görülen bebekler özel bir şilte üzerine yatırılır ve göğüslerine aygıtlar yerleştirerek solunum ile nabılzarı sürekli denetlenir. Nöbetler aralıklı ve kısa süreli ise bebeği hafifçe uyarıp solunumu sürdürmesi sağlanır; ama uzun süren ve sık yineleyen nöbetlerde respiratör ile solunuma yardım etmek gerekebilir.
Solunum ile ilgili bir başka sorun da bebeğin oksijensiz kalmasıdır. Bazı bbebekler, akciğerlerin iç yüzünü kaplayan zar henüz gelişmeden doğarlar ve akciğerleri gerektiği gibi genişlemediğinden yeterli oksijen alamazlar. Durum balon şişirmeye benzer. Balona ilk soluğu vermek güçtür, ama daha sonrakiler kolaylaşır. Bebeklerde akciğer zarı akciğeri genişletir; ama solunum güçlüğü sendromunda zar bulunmadığından her soluk, balona verilen ilk soluk gibidir.
Oksijen gereksinimi karşılanır, solunum desteği sağlanırsa, zar doğumdan sonra on gün içinde oluşur ve akciğerler normal çalışmaya başlar.
Erken Doğan Bebekte Sarılık
Erken doğan bebeklerde sarılık da sık görülür. Bebeğin kanında ve derisinde”blirübin” adı verilen sarı renk maddesi brikip sarılık yapar. Bunun nedeni bilirübini yıkması gereken karaciğerin henüz yeterince gelişmemiş olmasıdır. Sarılık genellikle hafif seyreder, ama bazen şiddetlidir. Bilirübin düzeyi çok yükselirse işitme sisteminde ve beyinde gelişme bozuklukları yapabilir. Bilirübini düşürmek için ışık tedavisi uygulanır. Bebek, kandaki ve derideki bilirübini azaltacak floresan lambaları altına yatırılır.
Çok Küçük Doğan Bebekler
Erken doğan bebeklerin çoğu, zamanından birkaç hafta önce dünyaya gelir. Beslenmelerine yardımcı olmak, sıcak tutmak gerekir, bazen de sorunlar orataya çıkabilir; ama özel bakım birimlerinde gösterilen özen, bu bebeklerin neredeyse hepsinin olağanüstü biçimde gelişmesini sağlamaya yeterlidir.
Buna karşılık, doğumdaki ağırlığı 1,5 kg’dan az olan ve zamanından sekiz haftayı aşkın bir süre erken doğan bebeklerde, çok daha büyük sorunlar orataya çıkacağından, bumların, yoğun bakım biriminde uzmaların denetimine bırakılması doğru olur. Bu birimler her hastanede bulunmadığından bebeğin çok erken doğması olasılığı varsa annenin, yoğun bakım birimi bulunan bir hastaneye gitmesi yerinde olur.Yoksa, doğumdan sonra bebek hemen ilgili birime iletilir. Çok sağlıksız bebeklerin de yoğun bakım birimine alınması gerekir.
Eve Dönüş
Erken doğan bebek biraz büyüyüp kilo alınca anne onu kucağına alıp besleyip okaşayabilir. Bebeğin eve gitme tarihi yaklaşınca anne, birkaç günlüğüne yeniden hastaneye yerleşerek, çocuğunun her türlü gereksinimini tek başına karşılamayı öğrenebilir. Böylece annenin kendine güveni artar, bebeğini daha iyi tanır ve onun kendisine ait olduğunu hissetmeye başlar. Eve geldikten sonra da bebeğe normal davranmak en iyisidir.
Kimi anneler erken doğum konusunda yersiz endişeye kapılırken, kimileri de erken doğan bebek konusunda suçluluk duyarlar. Oysa günümüz koşullarında, gelişmiş aygıtlarla donatılmış hastaneler erken doğan bebeklerin bakımını sağlayabilmekte, tehlikleri en aza indirebilmektedir.
alıntı
__________________
Rabbine dönüp benim çok büyük bir derdim var deme,derdine dönüp benim çok büyük bir rabbim var de........
|